OHSAD Kurultayı Sağlık Sektörünü 15. Kez Bir Araya Getirdi
Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları 1. Gün Oturumları Tamamlandı
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) tarafından bu yıl Antalya'da 15'incisi düzenlenen “OHSAD Kurultayı-Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları” ilk gün oturumları tamamlandı.
Açılış konuşmasını yapan OHSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Reşat Bahat, Özel Hastanelerin sorunlarının çözülemediğini ve sektör olarak bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
“Problemimiz karmaşık ve her geçen gün daha da karmaşık hale geliyor.” diyen Dr. Bahat özetle şunları kaydetti:
Bahat: “Problemlerimiz Giderek Daha Da Karmaşıklaşıyor”:
“Bizim problemimiz karmaşık ve giderek daha karmaşık oluyor. Ne kadar karmaşık olursa olursa olsun bir problemin çözümünün olması lazım. ‘Global bütçe çıktı, SUT artmıyor’ deniliyor ama SUT artıyor. Global bütçe artınca SUT da artıyor. Biz global bütçenin dışında kaldığımız için; kamu kuruluşu da değiliz, bizim fiyatlarımız olması gerekenin onda birinin bile altında kaldı. Öyle ki SGK’dan aldığımız para yüzde 20’lerden yüzde 7’nin altına indi. Şimdi, ‘yüzde 7’nin yüzde 20’lere çıkması maliyeyi mahveder’ denildi ama orada bir hak vardı. Vatandaşı mutlu eden hiçbirşey maliyeyi mahvetmez.
“Bizim Derdimizi Sahada Anlayabilirsiniz”:
Bir kere bizim masa başında anlaşılacak bir problemimiz yok. Bizim derdimizi sahada ya da bizimle tartışarak anlayabilirsiniz. Biz 300 liraya, fark dahil laboratuvarı ile bir hastayı nasıl muayene edebiliriz? Nasıl maaş öderiz, nasıl fatura öderiz? Benim yaptırdığım bazı tahlillerin maliyeti bana beş yüz liraya mal oluyor zaten. Özel sektör 2 milyon işlem yapıyor tahlilleriyle birlikte. Bu durumda 2 milyon suç işliyor demektir. Bu suçlara SGK ceza kesiyor, dönüyor Sağlık Bakanlığı’na bildiriyor, bir ceza daha kesiyor. Biz, ‘bir suça iki ceza kesilmez’ diyoruz ama şeytanın aklına gelmez; idari ceza da kesiliyor. Neden? Niye biz bu haksızlıklar konusunda yıllardır yalvarıyoruz? Ben bu kürsüden 15. kez konuşuyorum, 15 kez de bağırıyorum.
“Denetimler Ve Cezalar Bizi Daha İyi Bir Hastane Mi Yapar?”:
2 yıldır düzensiz küçülme var. 60’tan fazla hastane kapısını kapattı. Biz bir ikame değiliz, biz asli unsuruz. Bize böyle söylendi, bizi böyle kurguladı. Kamu ve özel sektörde 33 bin doktor var. 14 bini özel sektörde çalışıyor. 14 bini çalıştıran yerlere ceza, baskı.. Bizi denetimler ve cezalar daha iyi hastane yapar mı? Bazı günler 5 ya da 6 denetim geliyor. 20 kişi yanında….Biz inanın iş yapamıyoruz. Biz hiç diş konusunda geldik mi SGK’ya?. Diş konusunda çok mutluyuz, hiç derdimiz yok. Ne fark kısıtı var ne başka bir şey…İyiye iyi diyoruz. Kamu ile anlaşma yapmak, kamusal bir iş yapmak, vatandaşın yükünü çekmek bu kadar denetlenmeyi gerektirir mi? Bu kadar aşağılanmışlık hissi yaşamaya gerek var mı?
“Bize Sahip Çıkmanıza İhtiyacımız Var”:
Sayın yetkililer; bizim yol haritasına ihtiyacımız var. Bize sahip çıkmanız lazım, buna ihtiyacımız var. Ben bir tekstil fabrikası sahibi olsam bunu söylemezdim çünkü kamusal bir iş yapmıyorum orada. İç çamaşırını üretemiyorsak Mısır’dan alabiliyoruz. Sağlık öyle değil. Biz olmazsak çocuğu muayene için Mısır’a yollayamayız. Bunun farkında olduğunuzun farkındayım ama bu küçülmeye son verin. Bir polis sizin kapınızı çaldığında kimliğini gösterdiğinde elinize almak o kimliği, suçtur. Vatandaş onun doğruluğuna inanır bir de…Ben de devletimin bana verdiği sözün doğru olduğuna inanırım.
Biz Doğru Dürüst
Biz doğru dürüst bir büyüme anahtarı istiyoruz. Planlama, planlama, planlama… 110 bin doktorumuz var. 60 bin de bekleyen asistanımız var, uzman olacak. OECD oranı olarak, 6.7 doktora gitme oranı var. Bizim doktor fazlamız var. Bu sistemi bir dÜzeltelim. Fazla olandan bize de verin, yataklardan bize de verin, sağlık turizminde bize destek verin. İnsanlar ciddi sağlık problemlerinde başka ülkelere gidiyorlar. Bizi bu konularda dikkate alın. Sadece yaka kartımız yanlış olsa ceza kesiliyor.
“Bu Korkuyla Bu İşler Yapılır Mı?”
Bu korkuyla bu işler yapılır mı? Hiç mi iyi iş yok? Sağolsun SGK saati saatine öder. O ödemeye güvenip ertesi güne 18 yıldır çek kesiyorum. Teşekkür ederim. Sayın Bakanımız göreve geldiler, en azından kadro ile adım attılar. İhaleyle, kadro açtılar. Hiçbirşey yokluk kadar kötü değildir. Daha da önümüzü görmek istiyoruz. Ne kadar kadro, branş ihalesi açılacak, bilmek istiyoruz. Tıp merkezleri için, poliklinikler için neler düşünülüyor? Sağlık turizmi konusunda bir şey yapılacak mı? Biz önümüzü görmek istiyoruz.
“Bir Üniversite Neden Hastane Açmak Zorunda Kalsın?”
Bir üniversite neden hastane açmak zorunda kalsın. Sen sağlığın eğitimini vereceksin, hastaneni başkasına işlettireceksin. Hastanenin kuralı bu. Zaten yüzde 90’ı hastane işletemiyor. İşletmeyi başkasına veriyor. ‘Doktorlar sigortalı çalışacak’ denildi, tamam çalışsın. Ama bize getirdiği yük inanılmaz yüksel mali yük bu. Ayrıca hekimlere de yük. O zaman SUT”a 200 zam yapmanız lazım, bunun adının da zam olmaması lazım.
Dr. Namlı: 2026 Sonuna Kadar 25 Hastane Daha Kapanır:
Başkan Dr. Bahat’ın ardından konuşmasını yapmak üzere kürsüye Özel Hastaneler Platformu Başkanı Dr. Ömer Yavuz Namlı çıktı. Namlı özel hastanelerin kapısına kilit vurduğunu söyleyerek, “770’şerde olan özel hastane sayısı 2024 itibariyle 535’e indi” dedi. Dr. Namlı şunları söyledi:
“Biz özel sağlık sektörü olarak güçlü ve zor bir iş yapıyoruz. Çok ciddi bürokratik aşamaları geçiyoruz. Sorunlarımız maalesef kolay çözülmüyor. Daha da karamsarlıkla yolumuza devam ediyoruz. 770’lerde olan özel hastane sayısı 2024 itibariyle 535’e indir. 2026′ sonuna kadar 25 hastanenin daha kapanması bekleniyor. 2026 yılında 27 lira olan muayene ücreti 155 liraya çıkmış. asgari ücret o günden bu güne 70 kat arttı. Biz her işlem için bunları yetkililere sunduk. Sorunlarımızın bir nebze önemseneceğini umduk ama artık bu çalışmaları yapmıyoruz. Birşey ifade etmediğini gördük. SUT fiyatları gerçekten kabul edilebilir değil. Ülkenin ekonomik durumunun bir süredir iyi olmadığını biliyoruz. Bir süre fedakarlık yapmamız gerektiğini de biliyoruz ama SUT fiyatları böyle devam ederse daha fazla hastanenin kapanacağı da açık.
Elitaş: “Hep Birlikte Muazzam Bir İş Yapıyoruz”
SGK Başkanı Yunus Elitaş ise konuşmasında kamu ve özel sektör olarak sağlık konusunda muazzem bir hizmeti kısıtlı kaynaklarla sunmaya çalışıldığını belirterek, “Sağlık hizmeti üreticilerinin burada katkısı çok büyük. Taleplerinin haklı olduğunu da biliyoruz. Bir çözüm önerisi sunmak için bir paradigma ve anlatma biçimi konusunda bir değişikliğe ihtiyaç var. Meslek hayatımın başlarında Maliye Bakanlığı’nda da gittiğimiz yerlerde aynı denetimleri yapıyorduk. Bugün ne konuşulursa, bugün neyse o gün de oydu. 20 yılda maalesef bir arpa boyu yol gidememişiz gibi görünüyor. ‘Aynı şeyleri tekrar ederek farklı neticeler almak isteyenler delilerdir’ der Einstein. ‘Sistem burada tıkandı, devlet buna mesai harcamak zorunda’ diyoruz ve hala sorunun da sürekli arttığını görüyoruz ve artık çözülebilir bir noktada da diyemem. Özel hastanelerimiz kesinlikle vazgeçilebilir, feda edilebilir sağlık sistemi unsuru değildir. Özel sağlık sektörü 400 bin insanı istihdam ediyor. Bu istihdamı önemsiyoruz. Ama çok uzun süredir de aynı şeyleri tartışarak hiçbir netice almadıysak konuyu ele alış biçimimizin değişmesi lazım bence. SUT konusunda tarafların yaklaşım tarzı belli ve bir ilerleme kaydedemiyoruz. Şimdi çözüldü diyelim, birkaç sene sonra yine aynı sorun yaşanacak. Daha palyatif bir çözüm lazım.
Dr. Ertem: “Sağlık Hizmetine Olan İhtiyaç Artıyor”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Dr. Adnan Erten ise konuşmasında yaşlı nüfusun artması sebebiyle sağlık hizmetine duyulan ihtiyacın daha da arttığını belirterek şunları kaydetti:
“Sağlık hizmeti alıcıları sayısında azalma var demek mümkün değil. Sağlık hizmetinden istifa edenlerin sayısı günden güne artıyor. Yaşlı nüfus artıyor. Sağlık hizmetine ihtiyaç artıyor. Sağlık hizmeti sunumunda çağın gereklerine uygun olarak çeşitlenme de artıyor. Bizim hem sözleşme bağlamında, hem sözleşmenin içeriği bağlamında, aynı zamanda SUT fiyatları bağlamında üzerimize düşen konular var. Bu konuların tarafları var; yapılması gereken, tarafları bir araya getirmek… Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı…Belirgin bu üç kurumun en azından bir araya gelerek çözüm üretme konusunda kafa yorması gerekiyor.
Prof. Dr. Okumuş: “Hastanelere Kesilen Çift Cezalara Karşıyım”
Sağlık Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Nurullah Okumuş ise; özel hastane sahiplerinin hem SGK hem de Sağlık Bakanlığı tarafından kesilen çifte cezalara verdiği tepkiyi yorumlayarak “Ben de doğru bulmuyorum” dedi. Okumuş, sözlerine şöyle devam etti:
“Sağlıkta 85 milyon vatandaşımıza hizmet vermeye devam ediyoruz. Hizmetin kalitesi ve sürdürülebilirliği bizim için çok önemli. Bazı sorunlar var ve bu sorunlar bir sektörün sorunu. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir sektörünün bu kadar kapsayıcı olduğu başka bir ülke yok diyebiliriz. Herkesin iş birliği olmasa bu başarı sağlanamaz. Biz bunu Covid döneminde gördük. Özellikle özel sektörün Covid dönemindeki desteği yadsınamaz. Yine söylüyoruz; yiğidin hakkını yiğide vermek gerekiyor. Sağlık hizmet sunumunun stratejik çözüm ortağı olarak görüyoruz özel sağlık sektörünü. Sağlıkta geçmişin mirasını oradan aldığımız derslerle geleceğin vizyonunu şekillendirmek için kullanıyoruz. Son 20 yılda sağlık hizmetlerine ulaşım ve kalite artmış durumda. Özel sağlık sektörü teknolojiye adaptasyon sürecinde de kamuya öncü oldu. Gemi yüzmeye devam etmeli. Kaliteyi de korumamız gerektiğini düşünüyorum. Sorunların çözümü için de sizden bir süre daha sabır bekleyeceğiz. Yeni tedbirler yaralarımıza merhem olacak diye düşünüyoruz. Çift cezayı doğru bulmuyorum. Siz batarsanız, biz de batarız, biz batarsak siz de batarsınız. El ele üstesinden gelmek gerektiğini düşünüyorum.
Protokol konuşmaları kapsamında kürsüye son olarak Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. Sema Ramazanoğlu çıktı. Ramazanoğlu, “2010 yılına kadar iktidarımız ve Türkiye sağlıkta dönüşüm ve büyük bir yenilenmenin getirdiği organizasyon ortaya koydu. Bu toplumsal memnuniyetin getirdiği muhteşem bir manzaraydı. Sağlıkta dönüşüm denildiğinde herkes katkı verdi. Vatandaşlarımız da bunu memnuniyetle kabul ettiler. En büyük katkıyı verenler de sağlık çalışanlarıydı. Bu yeni vizyonla bu güne kadar geldik ama artık dünya değişti, sostal pozisyonlar, ekonomi, demografimiz, algılar değişti ve bu arada dünya hiç tahmin edilmeyen pandemiyi yaşadı. Sağlıkla hayatla ilgili pratiklerimiz de değişti. Tüm bu değişen şartlar içinde artık bizim sağlıkta yeni bir hikaye yazmamız gerekiyordu. Bu hikâyenin bir planı programı olacak. Yoksa biz artık eski programla araçlarla başka bir yere gitmenin imkânsız olduğunun, ciddi sorunlarla bir yere varılamayacağını anlamış durumdayız. Artık bütünsel bir değişim yapmalıyız.
Dr. Ramazanoğlu’nun konuşmasının ardından konuşmacılara hediyeleri takdim edildi. Hediye merasiminin ardından geçtiğimiz ay hayatını kaybeden OHSAD Başkan Yardımcısı Dr. Ömer Güzel için anma oturumu düzenlendi. Dr. Güzel’in görüntülerinden derlenen video seyrinin ardından Dr. Güzel’in eşi, yakın arkadaşları ve meslektaşları OHSAD Başkanı Dr. Reşat Bahat, OHSAD Yönetim Kurulu Danışmanı Hüseyin Çelik, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Özsarı, Güven Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Banu Küçükel, İstinye Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Op.Dr. Muharrem Usta, Dr. Ömer Güzel’in eşi Nermin Güzel anma konuşması gerçekleştirdi. Konuşması sırasında duygulu anlar yaşayan Güzel, eşi Ömer Güzel için “43 yıllık meslek arkadaşım, 21 yıllık hayat arkadaşımdı. İyi ki onu tanımışım. “diye konuştu. Nermin Güzel, anma oturumu ve OHSAD Kurultayına katılanlara ve OHSAD Başkanı Dr. Reşat Bahat’a teşekkür etti. Güzel’in konuşmasının ardından oturum katılımcılarına hediyeleri takdim edildi.
Ortak Akıl Toplantısı Raporu Sunuldu:
Dr. Ömer Güzel Anma Oturumunun ardından İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Özsarı, Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar SUR Ortak Akıl Toplantısı Rapor Sunumunu gerçekleştirdi.
15. OHSAD Kurultayı Ortak Akıl Toplantısı Raporu Sunumu
Kadın Liderliği Konuşuldu:
Ortak Akıl Toplantısı Rapor Sunumunun ardından Ulusal Sağlık Yönetiminden Küresel Diplomasiye: Deneyim ve Kadın Liderliği oturumu gerçekleşti. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Dr. Reşat Bahat’ın oturum başkanlık yaptığı oturumda davetli konulşmacı Türkiye İspanya Krallığı Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci oldu. Dr. Ahmet Küçükel ve eşi Dr. Aysun Küçükel’in Güven hastanesini kuruluş hikayesini anlatan Ezberci, annesi Aysun Küçükel’in günde 18 saat çalıştığını ve hastaneyi bu koşullarda büyüttüklerini belirtti. Bir diplomat olarak devlet geleneğini, memurluk mesleğine girdiği andan bu yana çok daha iyi anladığını ve bunu anlatabilmenin çok zor olduğunu söyleyen Ezberci, İspanya’da Türkiye ile ilgili en ufak bir önyargı olmadığını söyleyerek, Türkiye ve İspanya’nın diplomatik ve siyasi olarak büyük benzerlikler taşıdığını ve Türk diplomat olmanın bu sebeple kendisine pek çok kapı açtığını belirtti. Ezberci sağlık sistemleri bakımından da iki ülkenin birbirine çok benzediğini kaydetti.
Oturumların ardından sponsor ve katılımcı firmalar için fuaye alanında kurulan standlara yönelik ziyaretler gerçekleştirildi.
Yapay Zekâ Hastane İşletme ve Yönetimi İçin Kaçınılmaz:
Verilen öğle yemeğinin ardında ise 15. OHSAD Kurultay’ının Ana Sponsoru BİZMED’in Kurucu ve CEO’su Deniz Yılmaz sunumunu gerçekleştirdi. Yılmaz, sunumuna bir hastanenin gelirini korumak için kaç kişiye ihtiyaç duyduğu sorusuyla başladı. Yılmaz, yapay zekanın hastane işletme ve yönetimi için kaçınılmaz olarak kullanılması gereken artık ana başlıklardan biri halini aldığını kaydetti. Yılmaz, karar destek mekanizmaları hakkında da bilgilendirmede bulundu.
Sağlıkta Dijitalleşme Konuşuldu:
Ana sponsor sunumunun ardından Sağlıkta Dijitalleşme - Bankosuz Hastane - Kiosk Uygulaması oturumu gerçekleştirildi. Oturum katılımcılarından Muharrem Usta dijitalleşme ile birlikte sağlıklı data oluşturma tarafının iyi hale getirilebileceğini, sağlık sektörünün Türkiye’deki sağlık hizmet sunumu standartlarını çok yüksek düzeye çıkarabileceğini belirtti. MLP Care Dijital Sağlık Sistemleri Direktörü Tülay Aydın ise misafir hizmetleri süreçlerinde en zorlu deneyimlere sahip olduklarını şimdi ise bankosuz hastaneciliği iyi bir yere getirdiklerini belirtti. Aydın’ın ardından İstinye Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Fatih Usta, radikal bir değişimin KİOSK deneyimi gibi doğru yapılması durumunda bunu kimsenin yadırgamayacağını ve sahiplendiğini belirtti. Daha sonra bir video gösterimiyle örneklendirmede bulunan Usta, KİOSK sisteminin banko hasta ve personeli, tek cihaz ve hasta ilişkisine indirgeyerek süreci kolaylaştırdıklarını vurguladı. Usta hedeflerinin hastayı en hızlı şekilde doktorla buluşturmak olduğunu da sözlerine ekleyerek bankosuz hastanecilik otomasyon modeli hakkında bilgi verdi.
Doç.Dr. Usul: “Sağlık İçin Ayrılan Fonun Tamamı Sağlığa Harcandı”:
İlk gün oturumlarının öğleden sonraki bölümünde SGK Geri Ödeme Politikaları ve SUT Fiyatları konuşuldu. Güven Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Banu Küçükel’in moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Küçükel oturumlara birkaç soruyla başladı. Sağlık harcamaları için toplanan fonun tamamının sağlık harcamalarına gidip gitmediğini soran Küçükel’e Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Doç. Dr. Eren Usul yanıt verdi. Doç. Dr. Usul, sağlık için ayrılan payın tamamının sağlık için harcandığını belirterek şunları kaydetti:
“Yaşlanan nüfus ve kronik hastalıklar sebebiyle gelecek yıllarda bu giderlerin de artacağı söylenebilir. SUT fiyatlarını tabii Sağlık Bakanlığı ve Üniversite Hastanelerinin SUT ile bağı koptuğu için özel sağlık hizmetleri için konuşuyoruz. Ülkemizdeki hizmetlerin frekans sayısı çok olduğu için hizmetlerin genişlemesinin daha ne kadar devam edeceğini öngöremiyoruz. Burada bir sınır çizebilmek önemli…Maliye Bakanlığı da harcamamızın ne kadar, nereye kadar gideceğini öngörebilmek istiyorlar. Sağlığa giden para konusunda bir kaygı da yok ama bizim harcamaların sınırını biraz çizmemiz lazım. Biz vatandaşımızın irade olarak her zaman sağlık hizmetlerine limitsiz ulaşması hedefini koyabilmeyiz, koyuyoruz da…Ama senaryo geliştirirken de özel sağlık hizmet sunumundan hangisine itiyacımız var, bu konuda öngörülebilir bir nokta belirlememiz gerekiyor” dedi.
Global Bütçe Fırsatları Konuşuldu:
Oturum konuşmacılarından İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Hastaneler Genel Direktörü Yılmaz Keskindemirci SGK geri ödeme politikaları ve SUT fiyatları üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Global bütçe fırsatlar ve tehditleri sıralayan Keskindemirci mali sürdürülebilirlik konusunda da bilgilendirmede bulundu.
Yılmaz Keskindemirci’nin ardından Sağlık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Engin Karabaş sağlığın finansmanı konusunda bir sunumda bulundu. Sağlık harcamalarının her geçen yıl arttığını belirten Karabaş, sağlık harcamalarının sürdürülebilirliğine ilişkin kısmı iyi yönetmek zorunda olduklarını söyledi. Sağlık Bakanlığı bütçesinin 2 Trilyon 447 milyarlık bütçesi olduğunu, 850 bin çalışanı ile birlikte en çok personel istihdam eden Bakanlık olduğunu da sözlerine ekledi. Sağlık hizmetlerinde kamu özel paylarına ilişkin bilgiler de paylaşan Keskindemirci sağlık hizmetlerinde kamu özel paylarını da paylaştı.
Aydın: “Tüm Taraflar Bir Araya Gelmeli”:
Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Mali Yönetim ve Dönüşüm Genel Müdür Yardımcısı Ali Mercan Aydın ise konuşmasında 2020’den bu yana Kovid, Rusya- Ukrayna savaşı, emtia fiyatlarının yükselmesi, küresel enflasyon ve İran savaşı gibi ülke ekonomisini etkileyen gelişmeler yaşandı. 2023 yılında can kayıpları yaşadığımız bir deprem gerçekleşti. Şimdi bu kadar küresel sıkıntının üzerine bir de depremi yaşadı bu ülke. Hem özel hastanelere hem ilaç firmalarına özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Herkes elini taşın altına kodu. Şimdi deprem için şimdiye kadar ödenen rakam cari fiyatlarla 3, 6 trilyon TL. 91,5 milyar dolar yani, sadece depreme ödedik. Bütçe açığımız 5,1…Bu rakama depreme etkisi yüzde 3,5. Bu harcamalar hala devam ediyor. 2026 yılında gider bütçesi 19 trilyon TL. Bütçe açığımızı da yüzde 3,5 öngörüyoruz. İran savaşının bütçeye etkisini yok farz edebilir miyiz? Muhakkak etkisi olacak. Eğer bunları ön göremezsek duvara çarparız. Bütçe yapmak ve yönetmek bu kadar büyük bir ülkede ve nüfusta kolay değil. Özel hastaneler konusunda önerilerin tavsiyelerin olduğu bir belge hazırlanmalı ve tüm taraflar bir araya geldi.
Dr. Bahat: “Herkes Haklı Ama En Çok Biz Haklıyız”:
Dr. Reşat BAHAT, Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Reşat Bahat ise konuşmasında, “Herkes haklı ama biz daha çok haklıyız. Bizim dışımızda global bütçede olan var mı?” sorusunu yöneltti. Asgari ücretin 70 kat arttığını ama SUT fiyatlarının 6 kat arttığını belirterek şunları kaydetti:
“Biz bu işe başladık başlayalı asgari ücret 70 kat bizim SUT 6 kat, global bütçe 50 kat artmış. Bütün olay burada. Biz bin 800 liraya yoğun bakım hastası alıyoruz. Her hasta için günlük 4 bin lira masrafımız var. O da birinci basamak için. Biz 10 yıldır savaştayız zaten. Sektörümüzün yatak büyüklüğü yüzde 33’tür, sektörün SGK’dan aldığı fark yüzde 6. Sektörün doktor büyüklüğü yüzde 20, hizmet büyüklüğü yüzde 21 ve SGK’dan aldığımız fark yüzde 6 ve giderek de düşecek. Biz kamunun hastaneleri sayesinde ihtiyaç olmaktan çıkmışız.”
Sponsor Sunumları Gerçekleşti:
SGK Geri Ödeme Politikaları ve SUT Fiyatları oturmunun ardından Sofra Grup Sponsor film gösterimi sonrasında sponsorlardan “Kendine İyi Bak ” firma CEO’su Fatih Çiftçi’nin “Hasta Yolculuğunu Sahiplenmek: Uçtan Uca Dijital Sağlık” başlıklı sunumuna geçildi. Çiftçi, sunumunda teknoloji devlerinin sağlık alanına girdiğini söyleyerek örnekler verdi.
Özel Sağlık Sigortacılığı Masaya Yatırıldı:
Kurultay ilk gün son oturumu ise Özel Sağlık Sigortacılığında Dijitalleşme ve Yenilikçi Ürünler konusunda gerçekleşti. Vehbi Koç Vakfı Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Erhan Bulutçu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda Bulutçu oturumda; değer bazlı özel sigortacılığın Türkiye için uygun bir model olduğu üzerine fikirlerini dile getireceklerini söyleyerek, “Artık hiçbirşeyin sahibi tek kişi olamaz, işbirliği çok önemli. Sigorta şirketleri ile özel hastaneler arasında bir ortaklık kurulabilir mi, bunları konuşmamız gerekiyor.” dedi.
Kurtulan: “En Çok Araç Sonra Sağlık Sigortası Yaptırıyoruz”:
Daha sonra sözü Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan aldı. Kurtulan 2025 sigortacılık verilerini açıklarken, en çok yaptırılan sigortalarda birinci sırada araç sigortası, ikinci sırada ise sağlık sigortasının yer aldığını belirtti. Sigortacılık sektörünün sağlık sektörüne geniş yelpazede destek verdiğini belirten Kurtulan, yapılan ve 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni yönetmelik ile önemli düzenlemelere gidildiğini belirtti.
Genç: “Her Ülke Kendisine Uygun Sağlık Modeli Geliştirmeli”:
Kurtulan’ın ardından Acıbadem Sağlık Grubu CEO’su Uğur Genç bir sunum gerçekleştirdi. Sunumuna sağlık finansmanı tanımı yaparak başlayan Genç,iyi performans gösteren sağlık finansman sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda da sunumu çerçevesinde bilgilendirmede bulundu. Mükemmel bir sağlık finansman modeli olmadığını belirten Genç, her ülkenin kendisine özgü model kurması gerektiği, bu çerçevede Türkiye’nin de kendine özgü model geliştirmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Harcamalar İçinde Sigortanın Payı Konuşuldu:
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Uğur Gülen ise, Özel Sağlık Sigortacılığı, dijitalleşme ve Yenilikçi Ürünler başlıklı bir sunum gerçekleştirerek, sigorta sektörünün Türkiye’ye katkılarına ilişkin örnekler verdi.
Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği Başkanı Çağatay Çınar da sağlık harcamaları konusunda bir sunum gerçekleştirerek, harcamalar içinde sigortanın payı konusunda bilgiler verdi. Çınar sağlık ekosisteminin yıllar içindeki gelişimini Türkiye ve dünyadan örneklerle açıkladı. Çınar sağlıkta ortak geleceğin paydaşlarını da sunumda yer alan bir görselle paylaştı.
Güven Sağlık Grubu İcra Kurulu Üyesi Dr. Semih Baykara ise, sağlık hizmetlerinde fiyatlama parametreleri başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Baykara, son dönemde özel sağlık sektörünün finansal sürdürülebilirliğinin zorlaştığının sıklıkla dillendirildiğini belirterek, bunun altında yatan gerekçeleri sıraladı. Dr. Baykara dünyadaki ve Türkiye’deki genel enflasyon ve sağlık enflasyon verilerini de bir grafik ile paylaştı. Baykara’nın sunumunun ardından ilk gün oturumları tamamlanmış oldu. Oturumun ardından katılımcılara sertifikaları sunuldu.
“Oturumlar Sürerken Eğitimler Ve Workshop’lar da Devam Etti”:
Ana salonda oturumlar sürerken, yan salonlarda 2 ayrı eğitim ve Workshop düzenlendi. ” TÜSKA SAS Akreditasyon Standartları, Başvuru Süreci ve Denetim Süreçleri” konusunda Eğitmen Uzman Emine Önar eğitim düzenlendi. İlk gün son oturumu saatlerinde Dr. Uygar Üstün de, “Özel Sağlık Kuruluşlarında Sağlık Turizmi Yönetimi ve USHAŞ Süreçleri” konusunda eğitim düzenlendi.






































